Kategoriler
Alışveriş Sepetim
100 TL ve ÜZERİ ALIŞVERİŞLERİNİZDE KARGO ÜCRETSİZ

Ev & Yaşam

Ev & Yaşam

Dünyaya gelişimizin ardından sahip olduğumuz ilk mekan evimizdir. Ev; kişinin dünya üzerindeki ilk evrenidir. Evi, insanın en özel kişisel mekanıdır. Ev; tüm duygusal ve sosyal ilişkilerimizin kaynağıdır. Kişinin evi, duygularını ve hatıralarını depoladığı mekandır. Kişi evini sahiplenir, savunur, kendine ve kişisel isteklerine göre adapte etmeye çalışır. İnsanın kendisi için, kendi eliyle inşa etmesinden bahsederken mimarlık kavramı ile karşılaşmaktayız.

Temel işlevi, insanı fiziksel etkilerden korumak ve barındırmak olan konut; toplumun sosyo-kültürel yapısını en net şekilde yansıtan bir fiziksel mekan birimidir. Teknolojik ve ekonomik gelişmelere paralel olarak sosyo-kültürel yaşamın hızlı bir şekilde değişmesi, yaşam şartlarının farklılaşması, kullanıcı karakteristiklerinin çeşitlenmesi, aile kavramının değişmesi, konut ile mekanın ve hatta konut içinde gelişen eylemlerin de farklılaşmasına neden olmuştur. İhtiyaçlar arttıkça ya da farklılaştıkça, konutun yetersiz kalması, isteklere cevap verememesi ve bundan dolayı da konutu değiştirmek, yeni alternatifler aramak kaçınılmaz bir hal almıştır. Yaşamda bir nirengi noktası olan konutun, gelişen ihtiyaçlara tam anlamıyla cevap verebilmesi için, içinde gelişebilecek tüm eylemlere uygun bir şekilde de tasarlanması gerekmektedir. Özelikle konut kullanıcısı bir aile olarak ele alındığında, tüm yaşam sürecinde gelişen her eyleme uyum sağlayabilecek konut için birtakım tasarım kriterleri mevcuttur ve önemli olan bu kriterleri mekansal esneklik açısından konuta uyarlayabilmektir. Bu uyumun sağlanması için öncelikle kullanıcı, bir problem olarak ele alınmalı ve en iyi şekilde tanımlanmalıdır. Önemli olan konut mekanının mevcut koşullara ne kadar uyum sağladığı değil, belki de gelecekte olması ihtimal koşullar karşısındaki uyumudur. Bu açıdan bakıldığında tasarımcının görevi; ya önceden iyi tahminlerde bulunmasına yardımcı olacak araştırmalar gerçekleştirmek ya da her şekilde kullanım için esneklik sağlayabilecek modeller geliştirmek şeklinde tanımlanabilir. Toplumsal değişimlerden öncelikli etkilenen konutun, dayanıklı ve uzun ömürlü olması, bu değişimlere ve gelişen isteklere yeterince cevap verememesi karşısında bir sorun haline gelmektedir. Çünkü konut, içinde yaşayan kullanıcılardan ayrı olarak ele alınamayacak bir olgudur ve kullanıcı talebine göre şekillenmelidir. Değişen koşullar karşısında kendini yenilemesi gereken konut, birçok insan için, sadece baş sokacak bir barınaktan öte, artık, temel ihtiyaçlardan fazlasını karşılaması gereken bir nesne haline dönüşmüştür. Çocuksuz aileden, çok çocuklu aileye, tek başına yaşayan yaşlılardan, engelli kişilere kadar, hatta bekar çiftlerin de bu gruba katılabildiği bir kullanıcı grubu açısından konut ne şekilde evrim geçiriyor, ne şekilde uyum sağlıyor, bunu araştırmak ve elde edilen sonuçlar doğrultusunda konut tasarımlarına devam etmek gerekiyor. Yaşam döngüsünün değişik evrelerindeki değişik insanların değişik gereksinimlerini karşılamak üzere planlanmış ya da yapılmış olmayan bir konut, hem kaynakların hem de insan gücünün israfıdır. Uyumlandırılabilir konut, hem çevresel açıdan hem de ekonomik bakımdan daha sürdürülebilirdir. x Konutun yaşam döngüsüne bağlı gelişen eylemlere, koşullara göre nasıl uyum sağladığı bir alan çalışması yapılarak örneklenmiştir. Bu bağlamda, İstanbul’un Üsküdar ilçesindeki 27 bloktan oluşan Gürpınar Sitesi’nde yapılan alan çalışması ile ihtiyaçlar, istekler, eksikler ve tasarım için gerekli noktalar belirlenmiştir. Amaç; aynı plan ve büyüklükteki konut birimini farklı tipteki ailelerin kullanış biçimi ve mekanı kendi yaşam döngülerine göre şekillendirişlerini saptamaktır. Daha önce aynı sitedeki 10 aileye uygulanan bir pilot çalışması ile elde edilen bilgiler yardımıyla sorular hazırlanmış, soru sorma ve gözlem yöntemleriyle araştırma gerçekleştirilmiştir. Bu pilot çalışmadan elde edilen ön bilgilerle Gürpınar Sitesi’nde yaşayan toplam 50 aile ile görüşülmüştür. Soru Cetvelli (Strüktürlü) Görüşme Metodu ve Gözlem Metodu uygulanan araştırma sonucunda farklı tiplerdeki ailelerin konut içindeki mekanı ne şekilde kullandığı, şekillendirdiği ve gereksinimlerin tanımı ortaya çıkmıştır. Tez kapsamında yürütülen bu araştırma ile, gerçekleşen dönüşüme, mekan içinde olanak sağlayacak ve yeni alternatif arayışını belli sınırlar dahilinde engelleyebilecek bir konut tasarım yaklaşımı getirilmiştir. Mevcut örneklerin de sunularak desteklendiği konut tasarım anlayışına ulaşma sürecinde yardımcı olan kavramlar; konut mekanı, aile, ideal konut ve ideal aile, yaşam döngüsü, uyarlana bilirlik, dönüştürüle bilirlik, esneklik, değişim ve tasarım kavramlarıdır.